
2022’de yapılan araştırmalarda, 558 yıllık olduğu ortaya çıkan Bitlis Gölbaşı’ndaki tarihi “Hazır Baba” mescidi, yok olma tehlikesi ile karşı karşıya…
Emrullah Tüzün
Bitlis’in Güroymak ilçesine bağlı Gölbaşı beldesinde tarihçiler tarafından 2022’de yapılan araştırmalarda 558 yıllık olduğu ortaya çıkan tarihi “Hazır Baba” mescidi, tarihi keşfin üzerinden iki yıl geçmesine rağmen adeta kaderine terk edilmiş durumda. Van Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu tarafından 24.09.2008 ve 28.07.2022 tarihli iki tescil ve koruma kararı bulunan tarihi “Hazır Baba” mescidi yok olma tehlikesi yaşıyor.
BEÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Demirtaş, tarihi yapının, Diyâdinî Hâkimleri Dönemine ait Rojkî Aşiretler Konfederasyonunun en önemli iki kolundan biri olan Kavalisi Aşiretine mensup Abdurrahman Kavalisî’nin oğlu Süleyman Ağa tarafından Hicri 870, Miladi 1465-1466 tarihinde inşa edilen 558 yıllık mescit olduğunun ortaya çıktığını belirtti.
Tarihi yapının, bölgede şu ana kadar elde edilen en önemli tarihî mekân olarak kayda geçtiğine işaret eden Prof. Dr. Demirtaş, mescidin, bölge tarihi açısından oldukça önemli olduğuna dikkat çekti. Prof. Dr. Demirtaş, mescit ile ilgili önceki yıl yaşanan gelişmenin Bitlis tarihi açısından sevindirici, ancak aradan geçen süre zarfında yapıya sahip çıkılmamış olmasının üzücü bir durum olduğunun altını çizdi.
Yetkililerin bir an önce konuya el atması gerektiğini, müdahale edilmemesi durumunda yapının kısa süre içinde yok olacağını anlatan Prof. Dr. Demirtaş, bölgedeki birçok yapının aynı kaderi paylaştığını dile getirip tarihi yapıların sadece tescillenmesinin yeterli bir koruma sağlamadığını vurguladı. Prof. Dr. Demirtaş, “hamasetten uzak, gerçekçi bir yaklaşımla büyük çaba” gösterilmesi için yetkilileri göreve davet etti.
Tescillenmesi yeterli değil, koruma sağlanmalı ve yeniden yöreye kazandırılmalı

Yaklaşık 558 yıllık bir mescide ilişkin yapılması gerekenler konusunda Prof. Dr. Demirtaş, şunları söyledi:
“Hazır Baba Mescidi, Güroymak’la ile ilgili şu ana kadar elde edilen en önemli tarihî mekân olarak kayda geçmişti. Burası, Bitlis ve bölge tarihi için oldukça önemli bir yapı. Bu nedenle sadece buranın tescillenmesi yeterli değil, koruma sağlanması ve restorasyon ya da tadilat yapılıp yeniden yöreye kazandırılması gerekiyor. Bu noktada, yetkilileri göreve davet ediyorum. Buna benzer çok sayıda örnek vermek mümkün. Daha önce sit alanı ilan edilen veya koruma altına alınan birçok yerin tahribatının durmadığı ve hızla devam ettiği ortadadır. Nitekim Tatvan Antik Kenti, Nemrut’un Devleri, Van Gölü Feribot Sahası içinde yer alan ve toprakla örtülü tarihi kale bunların sadece bir kaçıdır. Bu saydığım yapıların tamamı tescilli ve sit alanı olduğu halde ne yazık ki, hızla yok oluyor. Bütün bu gerçekler ortada olduğuna göre, durumu düzeltmek için hamasetten uzak, gerçekçi bir yaklaşımla büyük çaba sarf etmek gerekiyor.”
Tarihi keşfin beldede büyük bir sevinç yarattığını belirten belde sakinleri ise, tarihi keşfin üzerinden neredeyse iki yıl geçmesine rağmen her hangi bir yetkilinin tarihi mescit ile ilgili girişimde bulunmamasının üzüntü yarattığını dile getirdi. Son hali içler acısı olan tarihi mescidin, tadilat veya restore edilmemesi tepkilere neden oluyor. Bölge sakinleri, türbenin yeniden ayağa kaldırılması için kamu eliyle bir girişim başlatılmasını bekliyor.