
Çocuk Gelişimi Uzmanı Özkan, sosyal medyada fazla zaman geçiren çocukların “bağımlılık, depresyon ve kaygı” sorunları yaşandığına dikkat çekti. “Sosyal medyayı yasaklamak doğru değil. Çocuklar, 3-4 yaşından itibaren farkındalıkla büyütülmeli” diyen Özkan, çocukların 3 yaşına kadar kesinlikle ekranla temas etmemesi, sonraki yıllarda da ekran süresinin 1 saat olarak sabitlenmesi gerektiğinin altını çizdi.
Didem Çam
Bilgisayar, tablet, telefon gibi teknolojik araçlarla çocukların geçirdikleri arttıkça pek çok problem ve tehlike de gündeme geliyor. Çocuk Gelişimi Uzmanı Ayşin Özkan, İnternette, özellikle de sosyal medyada çocukları bekleyen tehlikeler konusunda aileleri uyardı.

Ayşin Özkan
Günümüzde çocukların ekran sürelerinin gereğinden çok daha fazla olduğunu gözlemlediklerini belirten Özkan, ebeveynlerin bu konuya dikkat etmediğini anlattı. Özkan, internetin eğitici ve öğretici olmasının yanında, tehlikeli yönü olduğuna işaret edip “Çocukların sosyal medyada sürekli kendilerini beğendirme çabalarının yanı sıra orada gördüklerini taklit etme ya da uygulamaya çalışma durumları da oluşabiliyor. Bazı çocuklar, sosyal medyada çok popüler olabiliyor. Bu çocuklar, sosyal yaşamda öyle olmadıkları için süreç içerisinde kendilerine olan güvenleri azalabiliyor” dedi.
Öldüren oyunlar var…
Sanal dünyada oynanan bazı oyunların, çocukların ölümüne yol açtığını bildiren Özkan, “Çocuklar, tanışma platformlarında kendilerinden yaşça büyük kimseler ile üstelik yaşıt olduklarını zannederek tanışabiliyor, çevrimiçi arkadaşlıklar kurabiliyor. Sürekli internet üzerinden arkadaşlık eden çocuklar, bir süre sonra sosyal hayatında hiç arkadaşlık kuramıyor ve sadece hayatını bunun üzerinden şekillendirebiliyor. Genelde çizgi film izleyen küçük çocuklar ise tek taraflı bir iletişim kurmuş oluyor. Bu da onların ilerleyen süreçlerde dil gelişimini negatif yönde etkiliyor. İnternette maalesef çocukların ölümüne sebep olan oyunlar da mevcut” açıklamasında bulundu.
“Çocuklar, farkındalıkla büyütülmeli”
“Sosyal medyayı çocuklara yasaklamak doğru değil” diyen Özkan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Yasakladıkça o yasak, daha iyi, daha güzel, daha tatlı bir hâl alır. Çocuklar, 3-4 yaşından itibaren farkındalıkla büyütülmeli. Örneğin, +18 ya da +13 ibaresi görüldüğünde onların ne anlama geldiği çocuklara anlatılmalı, tehlikeli içerikler söylemeli. Ebeveynler çocuklarıyla iyi bir iş birliği içinde olursa çocuklar herhangi bir tehlikeyle karşılaştığında zaten ailesine söylemekten çekinmiyor. Bir de mutlaka ekran ebeveynin yanında açık olmalı. Çocuğun ayrı odaya gitmesine ve ekranda saatlerce zaman geçirmesine izin vermek gibi durumlar kesinlikle olmamalı.”
“Bu durum tamamen ebeveynin elinde”
Ebeveynlerin kendi teknolojik kullanımlarına da dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Özkan, “Çocuğun ilk rol modeli, ebeveyn oluyor. Anne baba, dakikalarca telefonla uğraştığında ya da televizyon izlediğinde, sonra da çocuklarına sınır koyduğunda bu durum çocuklara pek inandırıcı gelmiyor. Ebeveynle çocuğun sağlıklı ilişki kurması, birlikte oyun oynaması, kitap okuyacak ya da birlikte yemek yapacak saatlerinin olması çocukları ekrandan uzaklaştırır. Bu durum tamamen ebeveynin elinde aslında” diye konuştu.
Çocuklar karanlık odada duramıyor, her şeyden korkuyor ve gece kâbusları görüyorsa ailelerin bu sinyallere mutlaka kulak asmasını isteyen Özkan, çocuklarının uyku düzeni ve arkadaşlık ilişkilerinde bozulma olması, mide bulantısı ya da nedensiz karın ağları gibi bazı fiziksel semptomların görülmesi durumunda mutlaka bir uzman desteği almaları gerektiğini belirtti.
İnternet kullanımı maksimum bir saat
Çocukların 3 yaşına kadar kesinlikle ekranla temas halinde olmaması gerektiğinin altını çizen Özkan, açıklamalarına şöyle devam etti:
“İlk 3 yaşta kesinlikle, sonraki yıllarda ekran süresini 1 saat olarak sabitlemekte fayda var. Beyin gelişiminin en yoğun yaşandığı dönem; 0-3 yaş. Zihinsel gelişimin bu kadar aktif olduğu bir zamanda çocukların beyni o şekilde doldurulmamalı. Bunun tam aksini iddia edenler de var ama ben çok fazla sahada bulunduğum için öyle olduğunu düşünmüyorum. 3 yaşından sonra çocukların internet kullanımı maksimum bir saat olmalı. Hafta sonları saatleri artırmak da doğru değil. Hafta içi bir saatse hafta sonu da bir saat olmalı. Ebeveynler, ‘Komşum çocuğuna izletiyor, hiçbir şey olmadı’ da diyor. Şimdi olmasa bile ilerleyen zamanlarda mutlaka problemler ortaya çıkacaktır.”
Ekran yerine sanat ve spor
Çocukların mutlaka spor ve sanatla ilgilenmesini öneren Özkan, sözlerini şöyle tamamladı:
“Eskiden parklara, bahçelere daha çok çıkabiliyorduk. Çünkü ortam daha güvenliydi. Şimdi ortam güvenli olmadığı için ebeveynler tedirgin oluyor. Kapı önü arkadaşlığı, sokak arkadaşlığı artık çok fazla yok. Bu sefer de daha kontrollü ve daha konforlu alanlar gerekli. O yüzden de her çocuğun hayatında sevdiği bir spor dalı mutlaka olmalı. Bununla birlikte çocukların hayatında bir enstrümanın olması da çok önemli. Zaten çocukların hayatında sportif ve sanatsal faaliyetler yer aldığı sürece, çocuklar ekrana çok fazla kaymıyor. Kendilerine iyi gelebilecek alanlar oluşturabiliyorlar. Bu sebeple her çocuğun ilgi alanına ve yaşına bağlı olarak, bir spor dalı ve bir enstrüman tercih edilebilir” şeklinde konuştu.